MAKALELER

KARAHİSAR SEVDASI

Karahisar yine aklıma düştün
Derindir hasretin özlemin senin
Gözümde tütüyor baharın yazın
Serin serin eser yellerin senin

İstanbul fatihi, fatihin senin
Behramşah, Kurşunlu camiin senin
Bin yıllık islamdır tarihin senin
Açar burcu burcu güllerin senin

Dikmen'in, Tutak'ın el açar göğe
Talihin ne kara, talihin döne
Karahisar ne zaman dönecek ile
İllerle anılmaz adların senin

Göç göç olur yaylacılar yollarda
Fırtınalar geçit vermez bellerde
Mamacan, Şehitler, Eğribel'inde
Çok çetin, çok haşin kışların senin

Bahar olur Tutak dağı tutulur
Yaylacılar yollarına dökülür
Dört yanından bin güzellik sökülür
Soğuktur içilir suların senin

Kelkit oldu deniz, o Kılıçkaya
Aldı toprağını patlayasıca
Üç kuruş faydası yok fukaraya
Geçitte vermiyor göllerin senin

Bir köyümüz vardı Duman'dı adı
Kuru ekmek idi yemeği aşı
Yazın yanar idi serindi kışı
Bire bin verirdi toprağın senin

Dağında öterdi kınalı keklik
Düğünde bayramda olurdu birlik
Dirlikte birlik var birlikte dirlik
Bir ağızdan çıkar seslerin senin

Meşhurdur pekmezin, pestilin, dutun
Bir başkaldırıdır kalen yiğit horonun
Hem kemençen vardır, zurnan davulun
Nağme nağme çalar tellerin senin
 

Tamzara sanatkar usta ocağı
Avutmuş Cennetin ikiz bucağı
Sende kaldı sende ana kucağı
Topraktır, çamurdur yolların senin

Bir yanda Dedeli, bir yanda Çakır
Bir yanda Çileder, bir yanda Etir
Bana Buseyit'ten bir haber getir
Dört yana yayılmış köylerin senin

 

 

 

Sizi unutmadım dinleyin hele
Asarcık, Gelcese, Dona, Saydere
Karahisar nere, İstanbul nere?
Gözümde tütüyor dağların senin

Bir yanda savrulur Ahırcık, Kınık
İsiril Çağlayan, Baltaşı Tönük
Bizi ilsiz koydu yıkıla Cenik
Tarihte söylenir ünlerin senin

Sucah, Lapa, Avren, Ozanlı, Diler
Göç göç olup hep yollara düştüler
Yumurcaktaş dertli, gözyaşın siler
Hep acıyı söyler dillerin senin

Dua bizde yağmur Karacören'de
Senide diyeyim hele dur dinle
Dereköy, Taşçılı, Keylik, Esküne
Uzaktır varılmaz bellerin senin

Güvercinlik Duman karşı karşıya
Tepeltepe konmuş bir boz yazıya
Aslanşah diyorlar bir ırak köy ya
Saraycık Darabul yoldaşın senin

Bayramköy Kozluca sırtı Dikmen'de
Toplukonak, Hasanşıh kimbilir nerde?
Meryemana derler Kayadibi'nde
Tarihin dilinde taşların senin

Daha ne diyeyim hele de bana
Hasretin özlemin döner başımda
Seni ötelerde unuttum sanma
Aklımda, fikrimde ellerin senin

Bir özge sevdaya bağladın beni
Hiç yüzüm gülmedi göreli seni
Kaybettim kendimi bileli seni
Yok mu Karahisar insafın senin?

Bizden selam olsun Karahisar'a
Bu sevda bizimle gider mezara
Milyonlar tutulmuş karasevdana
Türkünü söylüyor dostların senin

Avutmuş cennetin öteki adı
Pekmezden pestilden alırsın tadı
Kızlar gelir geçer eli kınalı
Gözlerimde tüter özlemin senin

Süreyya AYDIN Duman Köyü
Şebinkarahisar 25 Kasım 2001

   YÜREKTEN GELEN ŞEBİNKARAHİSAR SEVDASINI KALEME ALIP BİZLERLE PAYLAŞAN SÜREYYA AYDIN HOCAMIZA
TEŞEKKÜR EDERİZ.

 

                                                                                      Gön.  Sedat KOÇ Tarih:15/05/2007

YÖREMİZ KELİMELERİNDEN

 

ABRUL: Nisan ayı
ABUD: Bir tür armut
AHBUN: Hayvan gübresi
AVARA: Avare, Boş, işsiz
AYAM BOZDU: Hava Bozdu
AYAMA: Lakap
BILDIR : Geçen Sene
BUYMAK : Donarcasına Üşümek
BİBİ : Hala, Babanın kardeşi
ÇALMAR : Koyun,keçinin süt sağılması için toplandığı üstü açık, etrafı çevrili alan
CAMADAN : Yük taşımaya yarayan, kalın bezden yapılmış sırt çantası
ÇAPMAK : Koşmak
ÇEBİÇ : Bir yaşındaki dişi keçi
ÇİĞİT : Çekirdek
ÇİMMEK : Yıkanmak
CÜCÜK : Civciv
DEĞERMİ : Yuvarlak, Dairesel
DEYHA : Şurası
DIRAZ : Kel
DİBEK : Köy meydanlarında bulunan tahıl öğütmek için kullanılan tas biçimindeki çukur taş
DIRBIZANLANMAK : Daralmak, içi sıkılmak
DÖĞMEÇ : Bir Çeşit Yemek
DULUNMAK : Suya Dalmak
DÜVE : İki yaşındaki dişi dana
FIŞKI : Gübre
GAYHI : Üzerine oturularak binilen büyük boy kayak
GEVEN : Dikenli bir tür bitki
GÖDÜK : Genellikle tahıl ölçmekte kullanılan bir ölçü birimi
HIZAN : Çoluk,çocuk
HORATA : Söz, laf
İZAN : Akıl, hafıza
KATIK : Ayran
KÖYNEK: Gömlek
KİRLİK:Hayvan killarini kesmede kullanilan bir çesit makas türü
KİRK BASMASI:Iki lohusanin karsilasmasi halinde gerçeklesen hadise
LOĞ:Bacalardaki toprak zemini sertlestirmeye yarayan tekerimsi tas

 

 

MAĞLATA : Karışıklık, gürültü
MAHANNA: Makarna
MASAT : Tırpan,bıçak bileme taşı
MASTA : Sığır sürmeye yarayan uzun sopa
MAZI : Öküz arabasında ( Kağnı ) tekerleklerin takıldığı ahşap parça
MEĞ:Al, buyur
MEREK : Ot depolanan yer
MERTEK : Döşeme altlarındaki ağaçlar
MIH : Çivi
MİRMİNEVVES : Darmadağın
MODUL : Mastanın ucuna takılan çivi
MUDARA : İyi olmayan, çürük, zayıf
NÜZÜL : Felç vurması
OĞLOG: Hamur açiminda kullanilan agaç alet, oklava
PALAZ : Keçi kılından yapılmış kilim
PEŞGİR : Havlu
PEŞTEMAL:Kadinlarin önlerine bagladiklari dokuma bez
SAHOL : Ahırları süpürmeye yarayan süpürge
SAMBAĞI : Öküz arabasında öküz bağlanan odun'u bağlamaya yarayan ip
SEĞİRTMEK : Koşmak
SİTİL : Su,süt taşımaya yarayan bir tür kab
SOYHA : Kötü
SULU ZIRTLAK : Limon
SÜMSÜK : Yumruk
ŞELEK : Ot ve yük taşımaya yarayan, sırtta taşınan taşıma aracı
ŞOĞURT : Salya
TOHLU : Bir yaşındaki koç
TAHU:Hediye olarak takilan ziynet esya
TOSBAĞA : Kaplumbağa
TURA :Çatı Altı
UNNAMA: Lahana çorbası
URA: Ora
YAĞARNI : Vücudun sırt kısmı
YAL : Sulu hayvan yiyeceği
YATIR: Evliya kabri
YEVİN : Hızlı, Acele
YUNMAK: Yıkanmak - Temzilenmek

                                                                                      Gön.  Sedat KOÇ Tarih:15/05/2007

Duman Köyü Web Sitesi @2007         Tasarım: Sedat KOÇ